Lilypie Fifth Birthday tickers Lilypie Maternity tickers

31 Temmuz 2009 Cuma

Çağan'ın para işlerine kafası feci basacak. Borsaya merak sarması da bu yüzden fazla gecikmeyecek. Proje tipi işlerde çok yaratıcı olacak, çünkü planlı bişeyler yapabilme ve sunabilme, başkalarını ikna edebilme yetenekleri son derece güçlü olacak. Titiz ve düzenli bi çocuk olacak. Sürekli sorular soracak. Fevkalade bir merakla herşeyi biran önce öğrenmeye çalışacak. Biran önce büyüme heveslisi olacak. O da babasına benzerliğinin de etkisiyle çok erken dönemde babasını örnek almaya başlayacak. Onun gibi konuşacak, onun gibi bakacak. Sonra da annesini babasından kıskanacak.. Güler yüzlü ve sosyal bir insan olacak. Öğrenci Klüplerinde hep başkan olacak. Organizasyonları da hep o düzenleyecek. Ha, bu arada, size de hep farklı farklı sürprizler yapacak. Anneler günü hediyelerin hep tam istediğin şeyler olacak. Öyle şeyleri hiiç atlamayacak....

Bernacım ellerine sağlık geçen sene yaptığın tahminler bu sene tuttu gerçekten.Çok iyi bir gözlemci olduğunu tekrar kanıtladın bizlere.Bende diğer arkadaşlar gibi bloga eklemeyi uygun buldum bu yazını.
Çağan şimdiden parayı biliyor ve gördüğü zaman istiyor bile kağıt para onun için Atatürk metal paranın adı para onun için.Kafasında ayrımı yapmış ve onun bir araç olduğunu biliyor simitçillik oynadığımızda ben ondan simit alıyorum hemen parasını istemeyi ihmal etmiyor benden :))
Titizlik konusu üstü yada elleri kirlenmesine tahammülü yok hemen silinsin istiyor . Yemek yerken o ellerini kaç kere siliyorum sayamıyorum artık :S
Çok meraklı özellikle telefon konuşmalarımızdan sonra "anne him oo" diye soruşu yokmu bayılıyorum. Herşeyi soruyor öğrenmek istiyor . Bir görev verildiğinde sorumluluğunu biliyor başkası onun yerine yaparsa sinirleniyor kızıyor .
Güler yüzlü ve sosyal bir çocuk Çağan, yolda tanısın tanımasın kimi görse sohbet edebilir çekinmez ...Anneye düşkünlük 1 yaşından sonra iyice arttık bazen hoşuma gitmiyor değil yani seviniyorum önceleri babaya olan düşkünlüğünden yola çıkarsak bana düşkün olmayacak diyordum,bazende istekleri yormuyor değil ...

Çağana soruyorum sen annenin nesi oluyorsun?
- bebeği yada aşkısı
Peki annenen senin neyin oluyor?
-aşkııı

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Üç Onluk


Yaş 30 üç onlukta olduk...

Çok değil daha yeni mezun oldum liseden,sabırsızlıkla 18 olmayı bekliyordum .Üniversiteye hazırlıklar,arkadaşlarla çalışıyoruz ayağına sabahlara kadar kıkırdamamız :) İlk heyecanlar....

Şimdi arkama bakıyorum da 12 sene geçmiş bile o yaşadıklarımın üstünden. Hep hayaller kurardık ben 20 yaşında 30 yaşında olunca hala birlikte olacağız eşlerimiz çocuklarımız hep birlikte ayrılmayacağız diye.... Şimdi sadece hayallerimizde kaldı onlar. ...Sabırsızlıkla beklerdik doğum günlerimizi hediyeler planlanırdı kafamızda ozamanki kısıtlı imkanlarımızla aldığımız ufak hediyeler bile nekadar mutlu ediyordu bizleri.

Ne hissediyorsun diye sorsalar büyük bir acı var yüreğimde ,yorgunluk var. Ha 30 olmuşum ha 40 bir anlamı yok artık benim için . Bir hafta içinde üst üste yaşadığım 3 acı zaten yeterli geldi bana Dayıcım,eniştem ve Ececik mekanınız cennet olsun sizleri çok seviyorum....


daha vakit var diye yazmadığımız

şiirlerdi kaldılar

yüzümüzden gelip geçti

ilk gençliğin fener alayları

yeniyetme arkadaş çetesi dağıldı artık

büyümenin konaklama yerlerinde

nice ihanete uğradık ayrıldı yollar

ömrümüzü koyduğumuz şeylerdi ki

dört yöne dağıldılar daha vakit var diye

dönüp de bir gün kaldığımız yerden,

hepsini birden yaşarız sandık

oysa emanetmiş bizim sandıklarımız

içlerinde kilitli kalmış onca şeyle günü geldi

aldılar nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı

sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız yerini

ve anlamını bulmayı beklerken çürüdü gitti

içimizde saklı duygularımız şimdi

yabancı bakışlara bir şey söylemeyen

karalama defterleri,bulanık anılar rüzgara,

ateşe,suya yazılmış gençliğin solgun güncesi

biz ne zaman büyüdük onlar ne zaman

yetim kaldılar tutulan güneşlerin altında

yollar geçildi dönüş yok artık

o duyarlığa yaşarken ve yazarken

yarım kalmış şiirler yarım kaldılar MURATHAN MUNGAN

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Kaybetme korkusu



Bir hevesle Cuma günü iş çıkışı Bolu'ya yola çıktık .Maksat hepbirlikte güzel bir hafta sonu geçirmekti. Saat 10 civarı Bolu da evdeydik kayınvaldemler karşıladı bizi sohbet muhabbet derken yorgunluk iyice çöktü hepimize uyumak için odalarımıza çekildik hepimiz. Havanın temizliğindenmidir nedir sabah erkenden uyandık güzelce kahvaltımızı yaptık balkonda mis gibi çam kokusu eşliğinde ... Akşam üstü için plan yapıldı ıhlamur toplamaya gidecektik. Annemler ,kayınvaldemler namazlarını kıldılar hepimiz hazırlandık çıktık dışarı. Çağan daha yolun başında anne kaka yaptım dedi rahatsız olmuş ,eve döndük diğerleri devam etti yollarına. Çağan'ın altını değiştirdim evden çıkmam ile ormanın içinden çığlıklar duydum koşmaya çalışıyorum seninle koşabilmek mümkün değil....Babamın koşarak ve ağlayarak geldiğini gördüm ne oldu dedim Onur ağaçtan düştü diyebildi sadece kalp krizi geçiriyor sandım babamı öyle görünce, elim ayağım boşaldı nereye koşacağımı şaşırdım bir tarafta babam fena diğer tarafta eşim ki henüz görememiştim yukarı çıkarken kayınvaldem su buz getirin diye bağırdı tekrar eve koştuk babamla ,bu arada babamın da elini yüzünü yıkadım kendi kendimi telkin etmeye çalışıyordum Filiz sen sakin olmalısın diye , koştuk suyu götürmeye bu sefer arabayı getir dediler ,koşarak eve gittim anahtarı arıyorum bulamıyordum bir türlü ,neyse sonunda buldum koştum bu seferde her zaman çalıştırdığım arabayı çalıştıramadım .... eşimin abisi koşarak geldi Filiz yollar virajlı sen paniklisin ben kullanayım dedi indim koşarak bir yandan da babamın kolundan tutarak onurun yanına gitmeye çalışıyorum ufacık bir yokuş ama çıkamadım ayaklarım kesildi resmen anneme seslendim kolumdan tuttu çekti beni yanına anca öyle gidebildim eşimin. Yukarı çıkarmışlar başından aşşağıya su dökük hemen bilinci yerinde değildi ,tşörtünü kaldırdım sol tarafı mosmor gözüküyordu iç kanamadan korktum apar topar arabaya koyduk hemen hastaneye ... O yol bitmek bilmedi bilinci yerinde değil ızdırabı fazla ben ağlıyorum bir yandan buz koyuyorum morluklarına bayılacak gibi oluyor yüzünü yıkıyorum uyutmamaya çalışıyorum Allahım çok zor dakikalardı benim için kucağımda eşim yarı baygın halde ......

Hastanede röntgenleri çekildi müdahalesi yapıldı Allaha şükür korkulacak birşey yoktu ama tabi ağrısı ızdırabı büyüktü eziklerden kaynaklanan kolay değil 6-7 mt aşağıya düştü.Hepimiz büyük bir korku atlattık ne hayallerle gittiğimiz hafta sonu tatilinde nasıl döndük yine verilmiş sadakamız varmış diyoruz Allaha şükür önemli bir sorun olmadı .

Üstümdeki şoku daha yeni atabiliyorum. Orda sakin görünmeye çalıştım birde sanırım düştüğü anı görmediğim için diğerlerine göre daha sakin davrandım ,annemi babamı yatıştırmak kolay olmadı çünkü. Allahım sana şükürler olsun eşime birşey olmadı...